İskeleler Kenti İstanbul
Boğaziçi’nde 19. yüzyıl ortalarına kadar, yani Şirket-i Hayriye’nin faaliyete geçmesine değin gemilerin yanaşmasına, yolcu ve yük indirip bindirmesine uygun iskeleler yoktur. Şirket-i Hayriye’nin ilk döneminde de gemiler kıyıya yanaşmaz. Yolcular kayıklar aracılığıyla gemiler ile kara arasında gidip gelirler. Bu yorucu ve yer yer tehlikeli olan durum karşısında Şirket-i Hayriye idaresindeki gemilerin yanaşmasına uygun iskeleler ve bu iskeleler üzerinde yolcuların özellikle kötü havalarda beklemelerini kolaylaştıracak yapıların inşasına ilişkin bir proje hazırlanır.
Bu bağlamda, Boğaziçi’nin Rumeli kıyısında Beşiktaş, Ortaköy, Kuruçeşme, Arnavutköy, Bebek, Rumelihisarı, Baltalimanı, Emirgan, İstinye, Yeniköy, Tarabya, Büyükdere ve Sarıyer’de Anadolu kıyısında ise Üsküdar, Kuzguncuk, Beylerbeyi, Çengelköy, Kandilli, Anadoluhisarı, Kanlıca ve Beykoz’da iskele ve bekleme yerlerinin inşası kararı alınır. Başlangıçta iskelelerde yolculara ait kapalı bekleme alanı yoktur. 1914 yılına gelindiğinde ise hemen her iskelede kapalı bekleme salonu bulunmaktadır.

1900´lü yıllarda Karaköy İskelesi