Ekonomisi belli bir döneme kadar savaşa ve savaşın kazanımlarına bağlı olan Osmanlı Devleti, karada olduğu gibi denizlerde de egemenlik kurma mücadelesi vermiştir. Yeni topraklar edinmenin güçleşmesi ve hatta toprak kayıpları ile birlikte deni gücü savunma amacıyla kullanılmaya başlandı. Osmanlı Devleti’nde deniz gücünün yani bahriyenin gereksinim duyduğu gemiler ve diğer deniz taşıtları yerli tersanelerde inşa edildi. Yeni fethedilen toprakların korunması ve savunulmasının yanında güçlü bir donanmaya duyulan gereksinim de yerli bir tersane kurulması ihtiyacını doğurmuştur.

Kasımpaşa’dan Hasköy yönüne doğru kurulan Haliç Tersaneleri, Kasımpaşa deresinden başlayarak Camialtı meydanına kadar uzayan alanda sırasıyla Haliç Tersanesi, Camialtı Tersanesi, Taşkızak Tersanesi ve Hasköy Tersanesi´nin çekirdeği oluşturulmuştur. Tersane zamanla gelişerek alan olarak Kasımpaşa´dan Hasköy´e kadar uzanmış, Osmanlı İmparatorluğu’nun deniz gücüne yeni gemiler katarak, İmparatorluğun gemi inşa alanında güvencesi olmuştur.